8.04.2014

hafif kadınlar gibi çok gülmeyin! __ temizlik mutlu olmaktan önemlidir _ napacaz o kadar fotoğrafı

i love this picture.. a depressed person can look like the happiest on earth.    wow.

Bilgisayarda eski fotoğraflara bakıyorum, çocukken ablamla benim doğum günümüzde çekilenler, sayemde 3 arkadaşımızı çağırmış, eğlenmiştik. Aslında benim doğum günümdü de ablamınkini de kutlar gibi fotoğraf çektirmiştik...o sırada annem geliyor bakıyor ekrana . 

+Aaa nazlı internete koyulur mu bunlar yaa, rezil rezil ne biçim.... 
-internette değil ki! 
+işte işte bu ne?? bu ne nazlı bu??? 

Ekranı gösteriyor, sen kimi kandırıyorsun hesabı halinde de.... 

-Bilgisayarda işte internet değil ki anne. 
+Olur mu kızım işte görünüyor ya Allah Allaaaah! 
-Annem bilgisayarla internet aynı şey değil ki! 
+Ama işte herkes görür !! 
-Göremez! 
+Allah Allah ben anlatamadım sana kızım , görürler işte orada!! 
-Annecim bilgisayarla internet aynı şey değil, fotolar bilgisayarda bi dosyada elalem sen internete yüklemeden göremez!! 
+Ama yüklemişsin gibi işte! 
-Ayyyyyy bilgisayarın hafızasında ayol! Hem birileri görse ne olacak? sanırsın anadan üryanız!

 --- işte annem o kadar anlamaz ki genel olarak teknolojiden tekil olarak bilgisayardan; bu korkuya varır... O kadar anlamaz ki cd girişi dışarda kalmıştı bi gün, kalmış görmemişim çıkmışım, sen onu zorla içine sokmaya çalış ve kır!!

tabi eğlenmek hele ki o anların fotoğrafını çekmek rezalet! 11-13 yaşlarındayız ve gülmemiz hata adeta... herşeyin bir adabı varmış, sırası ve zamanı, sınırı ve miktarı da var. ne o öyle fazla gülünce? hafif kadınlar gibi kikiriki kiki? hafif kadınmıyız biz??

zaten sevmez foto çektirmeyi, poz da veremez, daha flaş patlamadan yani 1-2 saniyede yeter der çekilir, hareket falan eder , fotoğrafta ya ağzı açık ya gözü kapalı ya da kaymış çıkar. e olmadı deyince; seni beceriksizlikle suçlar yok kamera bende değilse kamerayı... çekseydiniz!der. hadi yeter bu kadar! ee biz çekmedik kendimizi? amaaan napacaksınız 1 tane çekin işte yeter!

o günde böyle bir gündü; ben biraz mutlu hissetmek için gene yırtınıyordum annem de ev kirlenecek diye endişeliydi, sinirliydi. kirlenmeyeceğine ikna ettim, kirlenirse ben temizleyecektim.... şimdilerde titizlik hastalığını inkar ediyor ama uzuuun yıllar büyük saplantı ve meseleydi. ona normal geliyordu hatta doğru.
o kadar önemliydi ki bizden ve mutlulukta bile daha önemliydi ev düzeni...

o gün altı üstü 5 kızdık , biraz gülüp eğlenecektik.

ama çok gülmemeliydik tabi hafif kadınlar gibi değil mi?

öyle eve arkadaş gelse bile ders çalışmak için olmalı, değilse uslu uslu oturmalı. akıllı uslu koltuğa oturup sohbet etmeli.... ne o öyle kakara kikiri? aklı başında değil bu nazlı'nın! bu gidişle ya davulcuya ya zurnacıya varır. nazlı'yı biraz yönetmek, hükmetmek ve bastırmak gerekir zira aklı havada kötü yola bile düşer mazallah!

+of yeter ne kadar kikirdediniz! biraz ağır olmalı kız dediğin!

diye daldı salona annem, etraf kirlenecek diye endişeli, zaten nazlı temizleyemez ki, beceriksiz, gene bana kalacak ve çok yorulacağım diye endişeleniyor. en iyisi eve kimse gelmesin, kimse kımıldamasın, kızlar odasında ders çalışsın, çıkmasın, ohhh heryer temiz kalsın!!

biz hala gülüyoruz. annem söyleniyor bak hiç duyuyormuymuşuz? neymiş o halimiz öyle hafif kadınlar gibi çok gülüyormuşuz?

çocuk bunlar yaa 11-13 yaş arası kızlar...
o yaşlarda da herşey komik gelir ya, hormonlar herhalde...

o zaman dijital kameralar yok tabi; 
makina varsa ki zorla ben aldırmıştım; kendi çocukluğunda fazla fotoğrafı olmamasından gençliğinde ve ilerisinde de bazı yıllar hiç fotoğrafı olmamasından yakınır ama demez ki kızların fazla fazla olsun...
ne gerek var komşudan, teyzenden alırız çekeceğimiz zaman diye tutturmuştu. tabi ben de bu ikilemini yüzüne vurdum, başına kaktım. mecburdum yoksa bizim de fotoğrafımız olmayacak pek.... yani demiyor işte kızlarda ilerde benim gibi hayıflanır... makina almak dert ve masraf... 
bari yaşadığımız bile belli olmasın anne?

neyse makina alındı sonunda şükür; ama bu defa mesele film taktırmaktı; bir 36lık makara filmle bir ömrümüz geçsin mesela! 
fotoğrafçıda bu sefer dırdır ediyor. ben o zaman ne bileyim film takmayı tabi. aaa bak bunlar dertmiş işte, kim uğraşacakmış bunlarla nazlı???
fotoğrafçı da ben takarım siz takamazsanız getirebilirsiniz diyor iyilik olsun diye.
aslında annemin beklentisi vazgeçmemiz adeta; kim uğraşacak dememiz; işte teyzemlerin makinasında film varsa bize de gelirlerse falan çekiverirler 1 tane yeter bize. tabi biz kimiz ki?

hala çok fotoğraf çektim mi öyle der; aman ne gerek varmış? kimmişiz ki biz artist de değilmişiz ki? selfie çılgınlığını duysa neler diyecek kimbilir...

neyse sonra fotoğrafçı adam diyor ki kaçlık film takayım 24lük mü 36lık mı?
annem atılıyor 24lük!
 hıı sene 1 tane çekeriz 24 yıl o filmle idare ederiz, biz kimiz ki? hele nazlı kim? sonra kendi nostalji duygusu kabardımı fotoso olmayan yıllarına hayıflanır gözümüzün önünde... gel de bu ikileme çifte standarda delirme tepki gösterme!!

uzun zaman yetermiş bize bu film!!

hala şu gün dijitali de öyle sanıyor; hani o zamanlar çok masraf çıkmasın diye 10 yerine 2 kare anca çekerdik ki anneme göre çekmesek de olurdu hadi 1 tane; hala öyle zannediyor.
hani eskiden bir aksilik oldu mu ne bileyim film yanar, kaybolur, ışık fazladır, terstir, fotoğraf çıkmaz, yanar, kaymıştır, fludur, karanlıktır; o anın hatırası kaybolmuştur. ama şimdi fazla çekip en güzelinin baskısını alabilirsin. ama işte eski makinalar gibi düşünüyor, izah etsen de anlamıyor zaten ne gerek varmış ki o kadar fotoğrafa???


anı işte, unutmamak için, ilerde bakıp o anı hatırlamak için.
aman sanki an da an olsaymış!! sanki çok önemliymiş, hani mezuniyet, nişan düğün falan olsa neyseymiş!!

tabi hem fotoğraf çekmek, çektirmek, bastırmak, yeni film almak hep bir mücadeleydi benim için. bazen ablama sen iste seni kırmaz derdim. ona da gerek yok sonra dediği olurdu. ablamda razı gelirdi. haliyle kötü evlat ben olacaktım yoksa istediğim birşey assla olmazdı.hatta belki de hiç bir isteğim... böyle yaparak beni arsız etmekten korkmadı, aklına dahi gelmedi; ben sadece arsız olmadım ama ısrarcı olmak zorunda kaldım..


o doğumgününde de ablam istedi diye 1 kare çekti; makinayı da aldı gitti; yetermiş hadi eğlendiğimiz!!
tabi ev kirlenmesin de bizim güzel anımız da olmasa olur hiç eğlenmiş olmasak da olur hatta ya ilk eğlenmeyi de kocamıza saklayalım!!!

böyle anca film bitmesin diye 1 kare çeker; ya çıkmazsa mesela desen; aman napalım çıkmazsa çıkmasın!!
arkasından gidip, makinayı koyduğu yerden aldım ben çektim bir kare daha, ablama da çektirdim. film bitecek annem kızacak diye çekinirdi; kızlara da çektirdim... ah o zamanlar selfieyi keşfedeydim!!!!

ne zaman annem ne gerek var falan dese masraf dese yüzüne vurdum kendinin fotoğrafsız yıllarına hayıflanmasını, mecbur kaldım....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder