8.02.2015

Ben de yalnız bırakıyormuşum çok sıkılıyormuş!

Eski alışkanlıklardan vazgeçememek mi yeniliğe değişikliğe kapalı olmak ya da akılda tutamamak mı?
Bankada hala kuyruk döneminde kalmış.
Ben oturayım da sen kuyruğa gir diyor.
Ben numaratöre acele yöneliyorum, başka birisi numarasını almış ilerliyor, annem sıramı kaptıran bir enayi olduğumu dükünerek çemkiriyor yetişip bana.
Sıranı kaptı Nazlı oyalanıyorsun kuyruğa gir!
Senelerdir öğrenemedi gitti; gerçi iş hep bende diye senede 1-2 gider bankaya sonra unutur. Bi de çekiktiriyor kolumu ben kart çıkartmaya çalışırken.
insan görünce hatırlar değil mi?
Yok.
Dırdır. Nazlı oyalanma hadi aaaa sıranı kaptılar ah Nazlı ah!
Ne sırası anne, numara alacağım!
Ha numara mı alınıyordu?
Evet.
O öbür bankada değil miydi?
Hepsinde böyle artık!

Sonra sıra bize geliyor, ben gidip işlemi başlatıyorum annem hala oturuyor. imza lazım, annem duymuyor beni dalmış kadının biriyle eskilerden muhabbete.
Hiiç oralı değil, yanına gidip anne hadi imza lazım diyorum.
Eliyle dur be işareti yapıyor, devam.
Kadın bile anladı sıranız geldi diyor annem sohbet peşinde.
Anne! Hadi!
Ne ?
Sıra geldi!
Bize mi?
Tabi hadi imzan lazımmış.
Ne imzası?
Lazım işte gel sorarsın!
lonely quotes and sayings | Quiet people have the loudest minds. – Stephen Hawking
Karar verip kalkması bile mesele.
Konuşmaya hasret kalmış.
Ben de yalnız bırakıyormuşum çok sıkılıyormuş!

Teyzem torun bakmaya gitti.
Ne güzel tüm hayatını ders baskısı altında geçir, ev kadınlarının aşağılanması ve mahvolma efsaneleri dinle. Ama annen karar versin çalışıp çalışmayacağına.

Akşam zaten tıkanmış da açılmış gibi aralıksız konuşuyor, dizi mizi izlenmiyor!
Konuşmaya kapı girişinden başlıyor.
Yorgun muyum elim mi dolu sıkışmış mıyım hiiiiç: zaten dar olan girişte dikilip önümde geçit vermeden konuşuyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder