Sabah tv bozulmuş sanmış sinirini bozmuş. Ha tabi tek kendinin mi bozacak? Assla. Annemin öfkesi gözünü kör eder, halbuki dünyanın en mantıklı insanı, yani intihar ve ya cinnete vardıracak olsa işini tek başına gitmez beni de sürüklemek ister.
öyle apansız, kontrolsüz bir sinir. Oysa yakınlarda felç geçiren bi tanıdığımız için, aşırı sinirlenmiş ve ilacını da almamış da fenalaşıp felç olmuş, diyor ki aslında bişeye sinirlenmemek gerek, hiçbir şey için o kadar sinirlenmeye değmez.
O anda birinin sinirini yatıştırması, hatırlatması da lazım!
Hııı
Ama demiştim o anda bu kadar sinirlenme değmez dedin mi sinirleniyorsun.
Hatta başrol değişiyor, artık sana sinirlenir ve fırsatını bulmuştur işte o güne kadar sana gıcıklarını sindirememiş biriktirmiştir ve bütün içindekileri adeta kusar, püskürtür, artık odak hedef sensindir, sen bunu bunu yaptın/yapmadın vb diye seni küçücük, değmeyecek şeylerle suçlar...
Kabul de etmiyor öyle dendi mi sinirlendiğini bir de, oysa daha da çok gözü döner: bu kadar sinirlenme değmez demenin ona göre o andaki meali sen haksızsındır ve intikamını alır...
Böyle uzun süre sinirlenmemişse eşikte bekler zaten ilk fırsatta fırlar, artık kime rast gelirse. Ama dünyanın en akıllı en mantıklı insanı kendisidir!!
Tv bozuldu diye tansiyonu çıkmış, neyse ki ilaçlarını hiç aksatmaz. Sabah daha kapımın önünde yakalıyor beni sinirinden titreyerek, müjde verir gibi olur bi de böyle zamanlar, ne bir günaydın demek ne bir tuvalete gitmeme yüzümü yıkamama izin vermek!!
Vır vır vır dır dır dır bombardıman, elime de telefonu yapıştırır, servisi arayacağım, sevgilim ya numarayı da ezbere blleceğim!
Sonra servisi bekleyeğimiz içinmiş hiç bir yere gitmek yok!
işte hayalleri gerçek oldu, nazlı yeyip yeyip otursun, çıkmasın, ev temizlesin, evlensin, hizmetçi köle! Sabahı bana zehir etti, kahvaltıyı da zıkkım!
Zaten bu durumda bile yiyebiliyorum diye bana kinli bakıyor, adeta gözüyle hala aklı yemede, ruhsuz bencil, ben burada ölüyorum o yiyor, zıkkım ye der gibi. Siniri endişesi böyle bencil ve gözünü kör edicidir.
Her zaman bana ye ye diye ısrar eder güya, ama mesele şu ki kendi istediği zaman, kendi belirlediği şeyi, miktarı yemem ve ya yememem!
Boşuna tansiyonunu çıkarmış, bozuk bile değil tv. Ama kendini o kadar haklı görüyor ki öyle zamanlar kimse haksızsın diyemez, sinirlenme de diyemez o da o manaya gelir. Sen her zaman haklısın hadi kendimizi öldürelim de bari. Bir de tutmuş aslında hiçbişeye o kadar sinirlenmeye değmez diyor tanıdığı kastederek.
Ha ben anlatınca söylenmiyor diye inanmak hak vermek de istemiyordu, ama mecburen verdi çünkü başka insanlar var orada. Hani hayatı onlar için yaşadığımız.
ikilelmden bu kadar çok bahsetmemin sebebi bu işte annem evde apayrıdır dışarda ayrı. Uzaktan bilenler onu dünyanın en tatlı, uyumlu, tatlı konuşan insanı sanır, bizi de arkadaş gibi anlaşan bi anne kız sanır, ki dışarda benim kafamda, onaylayan ve destekleyen anlayışlı anne rolünü oynar; oysa başbaşayken kendi istedikleri olsun yeterdir...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder