Gülerek, şaşırarak söylüyor ve soruyor;
+sen eskiden hiç sevmezdin yıkanmayı şimdi hergün yıkanıyorsun!?
çok şahane bi tespit yaptığını hatırladığını düşünüyor. Derimi yüzmeye çalıştığı için. Nasıl tiksinerek baktığını ve hoşnutsuzca bizi banyoya soktuğunu hatırlıyorum. istemeyerek, mecburiyetten, bu yüzden de azarlayarak.
Kendi böyle hatırlamıyor tabi, yıkanmaktan yorulmuş, kolu çekiştirilmekten, keselenmekten heryeri kızarmış halde bitkin çıkardık üstelik bir de azarlanmış olarak. Tüm buyrukları azarlayarak söylerdi hem de.
Hele saçımızı bi yıkayışı vardı ki, boynumuza baskı olurdu, anne ağrıdı desen abartıyorsun o kadar ağrımaz der. Normalde uygulayamadığı şiddetin acısını banyo vesilesiyle çıkarırdı. itilip kakılmış, haşlanmış gibi, azarlanmış, kızarmış ve bitkin çıkardık ama bitmezdi.
Ona göre banyodan sonra bir süre yatılır, yatağın içinden çıkılmaz! Hele bi çık, üşütürsün deyip gene paylar. Ardından da saç kurutmak var tabi. önce havluyla suyun fazlasını alacak, tabi boynumuzu kırarcasına! Anne yeter ağrıdı desen nafile üstelik gene azarlanırsın kadir kıymet bilmeyen evlat!
____________________________
iyi ki bi kere saçım da çok uzadı, modeli bozuldu dedim.
Artık hergün görevmiş gibi, mecburmuşum gibi hatırlatıyor bana.
+Saçım uzadı dedin ama.
-Ee?
+E gitmeyecekmisin kuaföre?
-giderim.
+E bugün git o zaman.
-Başka zaman.
+ Ama gidecem dedin ya kızım!
-E mecbur değilim ya.
Ertesi gün benzer bi diyalog daha ve ertesi gün de..... Hergün da hatırlatılır mı?
+Vazmı geçtin?
-yoo.
+e git o zaman.
-giderim ne acelesi var?
Anneme göre herşey bi görev canın istedi mi anca yemek yersin, ya da istek dediğin anca yeme üzerine olur, geri kalan herşey görevdir.
Bi kere ağzımdan çıkmış mecburum gitmeye...
Tamamen belirsiz bi tarih için söylenmiş bişey, sesli düşünce o kadar. Gidebilirim de gitmeyebilirim de, keyfime kalmış.
Herşeyi göreve ve ya mecburiyete çevirme isteği de nedir yaa? Anlamıyorum. Akşam yarın da kuaföre bi gitsem iyi olur dedim diye ertesi gün üç kere sordu.
Bir de mecburmuşum gibi davranıyor yani?
-Başka gün giderim.
+Ama akşam dedin ama gideceğim!
-şimdi de vazgeçtim, canım istemiyor!
+Allah allaaah!! Akşam dedin gideceğim!
-Gideceğim demedim gitsem iyi olur dedim, ayrıca niye mecburum???
+Değilsin canım!
Ama öyle bi söyleyişi var ki 3 defa. Artık sinirine dokunuyo insanın, gidesi yapası da gelmiyor.
bir de kararsız gibi göründün mü üstüne üstüne gelir insanın, nedense. ona göre bir karar vermeni sağlamaktır amacı. ama bir yerden sonra baskıya dönüşür.
yada sana yaptırmak istediği bir şeye karşı kararsız cevap vermemelisin yoksa bunu annem olumluya yorar. çok kesin ve net biçimde bastıra bastıra söylemek zorundasın. aksi halde baskın bir hayır dememişsen yapacağını sanır... beklentilere girer...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder