5.01.2014

öyle yalnızım ki -- dost dediklerim yürüyen ölü

hiç arkadaşım kalmadı. giden gitti. uzakta ve kendi alemlerindeler. burada olsalar bile...
ruhsuzlar zaten.belli. bahaneleri yorgunluk.
herkes yoruluyor, herkesin hayatında bir takım aksilikler var. bu yüzden birbirlerine zaman ayırmamaları mı gerek.

bu çarşıda, pazarda, sahilde, kafede, avmde falan oturan, dolaşan insanların hiç mi derdi yok? vakitleri tamamen mi boş?

ama bunlar bir arkadaşı hatırlamamaya, hem de size moral vermeye de, dertleşmeye de, sosyalleşmeye de dünden gönüllü bir arkadaşı,  bir bahane midir? sorarım size. 
herhalde çantada kekliğim kendilerince.
nazlı nasılsa orada, bizi seviyor, aramasak, sormasak, görüşmesek de, nasılsa elimizin altında.
biz görüşmek istedik mi hazır ve nazır. bekliyor olacak. herşey kaldığı yerden devam edecek.
nazlı'nın bir önemi mi var? bir dosta ihtiyacı mı var? sıkılmış mı? yalnız mı kalmış?
bunları düşünmemize gerek yok, nazlı' ya ayıp da olmaz.
mesela aylar sonra hiçbirşey olmamış gibi görüşürüz.
nazlı neden kırılsın?
biz çok yorgunuz. arada sırada bir bir saat bile ayıramayız. herkeslerden daha yorgun ve daha mutsuzuz..


çok yorgunlar diye...

yahu insanın içinden gelmez mi zaten paylaşmak. dost bir insana derdini anlatıp ferahlamak.
bir değişiklik yapmaya ihtiyaç duymaz mı?

hani beni düşündüğünden değil, sırf kendi paylaşmak için bile, dertleşmek için bile ihtiyaç duymaz mı bir dosta.
benim bildiğim duyar. normal insan en azından 1 tane bi dostuyla paylaşmak ister. fikir almak, destek almak ister. sosyallik ister. değişiklik ister. bırak o bir kişiyi düşünmeyi, merak etmeyi. kendi için sırf.
o da yok. ot gibi.

bi monotonluğa kapılmış, depresyona dahi alışmış....
müptela olmuş.....

normal mi bu?
ben mi saçmalıyorum.

bırak beni merak etmeyi kendini alatmak için bile aradığı yok ben aramazsam.

o kadar da rahat ki.
benim naptığımı merak etmiyor musun arkadaşım?
çok yorgunum yaa.

herşeyin bahanesi yorgunluk.!!


valla ben en yorgun hatta gribal enfeksiyonla mücadele anında bile arkadaşlarımı merak ederim, buluşmak isterim, hele ki bana gel desin.... ki öyle yaptığım da oldu. ayakta duracak halim yoktu. ama en azından bi kahve içimlik!

insanın içinden gelir be!! ruhsuzlar!!

daha 30larına bir ota dönüşmüşler!!

millet değişilik, heyecan olsun diye bangijumping yapıyor be!!!

bunlar kahve bile içecek enerjileri yok..

yürüyen ölüler!!!

ya elbet özlüyormuş ama çok yoruluyormuş....


etrafımda görüyorum, herkes eve hışı çıkmış dönüyor evet. ama konu komşuya bile ayıracak zamanı buluyor, enerjiyi de...

başka arkadaşlara takıldığında değil.

nasılsa gündelik sosyal hayatı var, mecburen de olsa iş yerinde 2 kelam ettiği birileri var, illa dost olmasına gerek yok, illa derinlikli bir sohbete de gerek yok.
mecburen de olsa günlük sosyallik kapasitesini dolduruyor. deşarj olacak bişeyi de yok tıkınmaktan başka...

mesela insan güzel bi yemek yapınca demez mi içinden ah şu kişi de olaydı da yanımda beraber yiyeydik!
der.

ama bu normal değil
 ki.

ezbere, mecburen yaşıyor işte..

hayat zaten görevler ve mecburiyetlerle dolu, istemediğimiz şeyleri bile yapıyor, görmek istemediğimiz kişileri bile görüyoruz.....

bu kadar angaryanın arasında insanın kendine keyif çıkarması, yaratması gerekir....

kimi futbol oynar mesela, kimi iş işler, ne bileyim bir hobisi olur...

hiç olmazsa herhangi birşeyi paylaşmak ister. istemez mi? yanılıyor muyum?

ben mi anormalim yaa??





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder