Komşunun biriyle karşılaştık; valla diyor anneme öğretmen hanım, yaylaya taşındık çok rahat ettik çok. Köylülerden sebze, meyve her bişeyimizi karşılıyoruz, market de var; hem havası temiz hem sebzesi meyvesi doğal. Yeter zaten ne olacak değil mi çok rahat ettlk.
çünkü annem kendisi iyimser olduğunu iddia etse de basbayağı karamsardır ve mütemadiyen eleştirel şlkayetçi. Hal hatır sorar sormaz başladı şlkayete; çok kalabalıkmış, gürültülüymüş, çok göç almış şehir (annemin herkese şikayet ettiği şey çok göç aldı çok), yiyecekler doğal değilmiş, hava kirliymiş falan filan.
Eski komşu anlatırken o kadar özeniyor, imreniyor ki, hayranlıkla izliyor.
Ay ben hep diyorum yazlığı da evi de satalım, yaylaya yerleşelim Nazlı istemiyor!
Ne kadar kötü bir insanım değil mi?
Artık temiz hava, sakinlik ve huzura ihtiyacı varmış.
Ben bozuyorum bunları sanırsın! Senin hiçbi yerde huzurlu falan olmana imkan yok ki! imkansız! Ya ablamlarla 5 yıldızlı otelde konaklamıştık onu bile beğenmedi. Söylendi durdu, rahat edemedi, hiç ne huzur ne memnuniyet, suratsız suratsız geçirdi 3 günü, dırdırla! Sanki yaylada sonsuz mutluluğu yakalayacak. imsansız ruhuna aytkırı. Annem huzrdan, mutluluktan, keyiften hoşlanmaz aksini bulmak için çalışır anında kafası. Hiç bulamıyorsa bana sarar, o da olmadı ağrıları tutar, başlar şikayete.
Komşular ne bilsin, zaten insanların tahmin gücü de zayıf, insan tanımayı bilmedikleri için. Kendileri taşınabilir: üç çocuklarının büyükleri evlendi, işinde, gücünde, küçük başka şehirde okuyor. Ee emekli karı koca yaylaya yerleşebilir.
E biz öyle miyiz? Bir allahın kulunun da aklına gelmiyor.
Yani diyelim annem yaylada tek başına ne yapacak??
Ben de gittim diyelim ben napacam??
Hiç zerre akıllarına gelmesi hayret verici.
Bir de o hayran bakışlarına masumiyet ve kızı yüzünden çile çeken fedakar anne bakışı yumuşaklığı eklemez mi? Zaten açalışmayan akıllarını tıkamış oluyor.
Biri de çıkıp bu kız napacak demiyor?
Ay niyeymiş?? Niye yerleşmiyormuşuz?? Aa bak mahallelerinde boş müstakil evler de varmış haa! Ay ne güzel olurmuş beraber!
Teyzem de sanıyor ki safım kardeşini de tanımıyor: sanmış ki annem tek gidecek ben istemiyorum!
Anneciğini bırakamıyor zahir ay Nazlı kızım diyor.
Annem beni bırakıp yaylaya yerleşecek?? Ahahahahahahahahahahhahaha.
Ya annem yanından salondan kalkarken bile nereye gittiğimi açıklamamı bekleyen, en temel ihtiyaçlarıma bile kendi karar vermek isteyen biri! Kuruntulu biri hem de.
Bekar ötesi kızını bi başına şehirde bırakıp yaylaya göçecek???
Benden cevap bekleniyor. iyi o zaman işl bırakır, 35 yaşında inzivaya çekilip ölmeyi beklerim! Hay allahım kafaları da çalışmıyor birinin.
E ben nasıl gidip gelecem işe hergün???
Haa doğru valla diyorlar annem hariç, o dudağını büzüştürüyor.
Yıllarca işsizim diye ezmek daha zevkliydi tabi, şimdi de işimi beğenmemeye kalkar gibi.
Orada söylemiyor ama asıl planı benim işi bırakıp annemle köye, yaylaya falan yerleşmem. Bahçe ve tavuklarla ilgilenirmişiz!
35 yaşında emekli kadın gibi olacağım yani. Bırak parayı pulu, emekliliği; bu genç insanın sosyal ihtiyaçları olur gibi bir fikirleri zerre yok. Hadi evleneceğimden de umudu kesmiş olalım, gene de bir umut yok mudur ya da arkadaş ihtiyacaı falan?
Salak ablamın bile aklına gelmiyor; ay ne güzel olurmuş aslında ha! Arada bize tatile gelirlemiş bize kalmaya!
Hani bende böyle bezgin, hasta, hayattan vazgeçmiş gibi görünen bi tip olsam bari.
Yaa ne güzel olur; tüm yıl sizin gelmenizi beklerken ben de tavukları besler, çiçeklere bakar, domates eker, köyün yaşlılarına bakarım, ne güzel olur! Bu yaştan emekli teyze olurum! şöyle de bir tülbent bağlarım kafama, hem ağrılarıma sızılarıma iyi gelir; balkonda oturup gelen geçene bakar konuşmak için can atarım mesela.....
Arkadaşlarım gelirmiş ki.
Tabi bedava köy kahvaltısı ve hizmet var diye ilk zamanlar gelirler, sonra aniden unuturlar, bekle ki gelsin!
şükür eniştem sıkıcı kadın konuşmasına dikkatini verebiliyor da sayesinde biraz ayılıyorlar. Ama annem dudak büküyor hala. Sanki ben kızı değil emekli yaşlı kocasıyım ya da yaşlı kız kurusu kardeşi. Beraber inzivaya çekilip ömrümüzün son bulmasını bekleriz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder