20.06.2015

Bir yere gireceğiz, ama kalabalık ve giriş dar. Ne olur o zaman yavaş yürünür değil mi? Mecburen. Ve az bir merdiveni olan bir yer.
Ben önde annem arkada giriyoruz, ama kalabalıktan giriş sıkışmış, merdivenin bir basamağında kaldık.
Ben durmak zorunda kaldım yani, önümdeki durunca haliyle.
Annem ne yapıyor beklersiniz?
Bir basamak aşağıda. İki eliyle popomun iki yanağını tam olarak avuçlayarak var gücüyle ittiriyor beni!
Nasıl ama tüm gücüyle ve iyice popomu sıkarak.
İnsan poposu avuçlanınca irkiliyor elbet, çünkü aniden poponun iki tarafı da avuçlanıyor.

Napıyorsun anne??? Diyerek çekilmeye çalışıyorum. Annem bir sinir bi sinir!
Yürüsene yürü yürü diyerek itmeye devam ediyor popomdan!
Dinlemiyor bile!
Hiç dinlemeden, duymadan, düşünmeden, itiyor da itiyor bir hırs bir sinir, suratını büzüştürerek!

Ya napıyorsun!???
Yürü yürü!
Kalabalık yürünmüyor!
Yürü yürü yürüsene Nazlı ayyy yürü!

Ben yürümeyi akıl edemeyen bir beyinsizim o sıra anneme göre. Bir sebebi olamaz, gerizekalı kızı yürümüyor.

Yürünmüyor anne! Kalabalık!
Ya yürü sen yürü yürü!

Hala popomu sıkıyor yaa!
Sinirleniyorum artık, tabi bu bu kadar uzun sürmüyor yazarken uzattım ama. itiyorum elini napıyorsun diyerek.

Hala dinlemediği için o kendi düşüncesine saplanmış kalmış! Yürü diyor yürümeyi akıl ettiği için kendini daha zeki sanarak.

Ayyyy!
Kız yürüsene yürü yürü!

Hen dinlemez, duymaz, hem dinlemediği için anlamaz kafasına göre hareket eder, ama bazen duruma göre hareket etmek zorundasındır. Sonra ben anlayabilsin diye ve muhakkak saçma bir harekete-duruma son vermek için yüksek ses kullanmak zorunda kalırım.
Normalden hatta bir volüm üstünden normalin anlamaz, dinlemediği için. Sanki beyni sadece kendi dükünce ve hislerine yönelik olduğu için böyle durumlarda beyni, kulağı, gözü kapanıyor!
Yürünmüyor kalabalık annee!
Tamam ne bağırıyorsun?

Anlamıyor ki. Söyledim kalabalık yürünmüyor, duymuyor ki.
Sonra işte ben bağırıyor oluyorum.

Hala yürüsene diyor ardından, merdivende kalakalmış. Sanki ben başka yerdeyim?!
Ay yürünmüyor anne! Kalabalık! Herkes kaldı öyle!
Sen yürü yürü!
Ay yürünmüyor diyorum! Aaa!

indirim mağazası diye soktu bizi acayip bi yere. Onlarca koca kalçlı kadınla kaldık dipdibe! önümde zaten yastık popolu bir kadın.
Annem de daha itiyor yürü diyor.

önüm kapalı işte herkes kaldı öyle anne!

çekilip biraz gösteriyorum da anca dank ediyor.
Sonra gene o el popomda! Dengesini bulamamış! Kıçımdan tutunuyor! Kolum yok mu? Omzum yok mu? çantam yok mu? Sanırsın dışarı fırlak siyahi poposu. Popomu avuçlayarak tutunuyor!

Sonra da hadi hadi diyor yürü!
Görmüyormusun önüm silme kadın dolu!
E iiit!

Yaşlı başlı kadınları itecekmişim!
Sonra kadınlar bana tepki gösterse annemi ara ki bulasın hedefe kitlenmiş kaybolmuş olur.
Niye girdiysek o mağzaya. indirim deyince gözü dönüyor. Hem de yatak örtüsü! Evde bir kere yada hiç kullanılmamış en az 15 yatak örtüsü var oysa. Alır alır kullanmaz. Sererken ommzu ağrıyormuş.

Ben serecekmişim. Sabah zaten bir acele çıkmam lazım, hadi serdim. Sonra şikayetleri bitmez.
Yok kokuyormuş yıkamak lazımmış ama elde yıkanırmış bu!
Yok rengi uymamış odaya.
Yok toplaması zormuş.

Zaten annem popomdan tutunmaya bayılır. Bi zaman bir yerde düşecek olmuştu. Kolu, çantamı tutacağına aniden ve tırnaklayarak kalçamı ne kalçası resmen sağ popo yanağmı tutarak düşmeyi durdurmaya kalkmıştı!
Bu nasıl bir tutmak, avuçlamak ama nasıl bir sıkmak. Kopsa kopacak! Tabi düşerkenki anda kol boyu yetmez olmaya başladımı eli kayıyor veeee küloduma tutunuyor!
Evet kendi yere düştü benim külodumu da iyice sıyırdı!

Zaten koluna tutunacak olsa da öyle bir yapışır, tutar ve tüm gücüyle sıkar ki kopsa umrunda değil, morartır.

E evvelki sene yokuşumsu bir yeri çıkmak için bana el ver dedi ben de sandım ki koluma falan girer gibi. Elimi tutar tutmaz 50 küsür kiloluk gövdesinin tüm ağrlığını verdi 1 elime! Erkek miyi ben kendi ağırlığımı taşıyabileyim???

Kolum nasıl ağrıdı anlatamam aklım başımdan öyle bir gitmiş ki bağırmışım, yanımızdan geçen bir adam yardım etti. Annem çıktı yürüdü gittiydi bi dönüp bakmadı Nazlı niye bağırmıştı ki diye!
Kafayı pazar yeriyle bozduğu için 3 günlük gezide bile kilolarca sebze meyve almak istiyor. Mersin'e kadar taşıyacakmışım!
Aylarca ağrı oldu kolumda. Ne var ki diyor sanki çıkmış. Sanki çıksa umursayacak.

Daha neler... Düşecek oldu mu ya da denge sağlamak için olmadık yerlerini yakalar tutar.
Bi keresinde atkımı tuttu, boğulacaktım.
Sütyen askımı yakaladı kopardı....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder