1.06.2014

çifte standart vol kimbilir kaç

Annemin böyle insanın sinirini tetikleyen bi tarafı var. Tam zamanında öyle bir şey söyler ki tam damarına gelir; en söylenmemesi gereken şeydir, mesela o an haklı bulunmak, teselli edilmek, onaylanmak, anlaşılmak, yalnız kalmak, kendi kendine hazmetmek gibi şeylere ihtiyacın vardır ama o tam anında en olmayacak şeyi söyler... 

-- ya da lafının nereye gideceğini bilmeden, düşünmeden konuştuğu için; çelişkiler ikilemler hatta çifte standartlı davrandığı için... 

Bizim evde bişey yapmamızı istemez, odamızda pinekleyip ders çalışalım, aman ev kirlenir diye! 
Resim yapacan mesela yok boya dökülür bilmem ne değer; kendi kendine şarkı mırıldanırsın kendi kendine konuşuyorsun sanır azarlar, zaten sesin güzel değilmiş ki! Zaten resim yeteneğim de yokmuş ki ne diye uğraşırmışım??? Saçma.

 Bu saatten sonra fotoğrafçı olacak değilmişim ya? Napacam ki bu yaştan sonra artık anca olursam ana olurum! E küçükken de engellerdi işte ev kirlenmesin, gürültü olmasın diye... 

Ama sonra bir misafir gelir çocuklu bizden, küçük, yere susamlarını döker çöreğin. 
Annem der ki;
+ ayy ay önemli değil canım çocuk o döker biraz, alırız yeri sonra... 

Ama ben döksem fırça, çok sinirliyse tüm hıncını çıkarmak için etmediği laf kalmaz; ennn azından nefret dolu bir bakış, söylenir gibi şikayet eder gibi nefes alarak, sesler çıkararak bakmak, iş yapar.... Gel de delirme şimdi! Kızzlaar sakın yere bişey dökmeyin ha yeni temizledim, onu sakın mutfak dışında yeme!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder