geziye gitmiştik bir gece konaklamalı. ne akla hizmetse benimkisi. insanın arkadaşları ruhsuz, soğuk nevale ve pasif olunca işte..
ilk gün otobüs yolculuğundan sonra çok yorulduk tabi. ben daha çok yorulmuşumdurmuş, çünkü ben böyle gezmelere alışık değilmişim.
bence de insan yaşını da yaşlandığını da kabullenmemeli, teslim olmamalı.
ama bunun için yarı yaşındaki kızına herkesin içinde yaşlı muamelesi yapmak da ne demek??
sen yorulmuşsundur nazlı oturalım mı şurada???
yoo yorulmadım.
yoruldun canım belli, rengin attı.
yoo zıpkın gibiyim.
illa oturtuluyorum. esas kendi yorulmuş ama bunu ifşa etmek yerine nanemolla nazlı'yı bahane etmek daha iyi. zaten nazlı kim ki? niye alınsın, gücensin falan. ne anlar ki o???
beş dakka diye oturduk yarım saat oldu kalkmaya hiiiç niyeti yok, grup çok uzaklaştı. umurunda değilmiş grup murup!!!
oturduğumuz yer turistik bölgede bir kafe, tenhe da değil.
sen otur ben bi dolaşayım anne. deyip kalkmaya yelteniyorum.
vay ben annemi yalnız mı bırakacak mışım??
sanırsın başımı alıp avustralya'ya gidiyorum! altı üstü sokakları dolaşıp fotoğraf çekeceğim.
gerçi ona ne gerek fotoğrafçı mı olacağım sanki? boş sokak çekiyorum!!!
ama kendimizi de çekmekten hoşlanmıyor, hadi selfie çekelim, aman istemezmiş!!
birine verelim çeksin, ne gerekmiş!!
ya kırk yılda bi k.çımızı kaldırmışız bi anı fotomuz olmayacak mı???
amaaan sen de sanki artistiz!! napçaz bu kadar fotoyu???
oturduğunda anlamış yorulduğunu, kalmaya hiiç niyeti yok. tabi ben de bu kafeye çakılıp kalıyorum, hareket yasak. onlar gezsinmiş, biz bekleyelim sonra beraber otele dönermişiz. o vakte kadar o kafede otururacağız!!
sohbet edecek kimseye ihtiyaç yok, 1960larda dedemlerle nasıl gezdiklerini anlatacak!!!
ben bi dolaşayım çok sıkıldım.
ben de yorgunum nazlı!!
sen otur anne ben dönerim!
offff!! ne gerk var şimdi. biraz sonra döneriz!
daha grubun dönmesine çok var.
bize ne gruptan!? biz kendimiz gidelim otele!
saat daha 14.00, yemeği beraberce erken yedik ve küçük şehir turuna çıktık. saat 14.00 oldu ve otele döneceğiz!!!
bu saatte mi?
ne var? yarım saat sonra döneriz biz!
napacaz bu saatten otelde anne? iyice dinlen biz dolanalım.
ay nazlı taktın dolanmaya, halim yok odaya gidelim yatalım!
sen bi çay iç iyi gelir.
ıyyy iğrenç, o çaylara ağzımı sürmem, odamıza gidelim biz!!
anne insaf saat 2 yaa.
aman biraz sonra hava kararır zaten!
(hava kararınca hayat biter anneme göre. annem herkesin de böyle olduğunu zannediyor. eskaza bir anneme göre geç vakitte bir yerden dönmüşsek etrafına hayretle bakar. allah allah bu saatte onca insan niye sokakta? protesto falan mı vardı nazlı? gibi bişeyler der. yani normal zamanda saat 22.00da insanın ne diye sokakta olası tutsun ki?? birşey olmadığını söylesem de muhakkak bir duruma bağlamaya çalışır. bi protesto yürüyüşü, konser, trafik kazası...vs. yoksa imkansız!!! bana da inanmaz, o gün ve ertesi gün düşünür yeni olasılıklar arar. neden o saatte onca insan sokaktaydı acaba diye...)
otelimizin odasına çekilecekmişiz, uzanıp tv izleyecekmişiz!!!!!
siz sandınız ki şimdi haa annem dinlenip akşam çıkmayı düşünüyor. hayır asla. öyle bi etkinlik bile olsa annem odaya dönmüşse asslaa çıkmaz ve beni de alıkoyar!!!
hatta fazla erken odaya kapanmışsak akşamı aç bile geçiririz!! öyle bir kapanma.
otelin restoranına bile inmek istemez, bisküvi yiyip tv izleyip ohh miss uyuyacakmışız!!!
ne güzel gezi yaa!!
erkenden odaya çekilmeye gezi diyor annem, sonra da ona buna anlatıyor şöyle gezdik böyle tozduk!!
resmen yerimizde saydık. anneme göre zaten evinden başka bir yerde uyumak gezi demek!
sabah da kahvaltı hazırlama derdi yokmuş ohhh. sonradan diyor böyle. ama o esnada kahvaltıyı iğrenç ya da zayır falan bulmakla meşgul.
hem tabağını doldurur, hem eleştirir, o esnada da yemeye çalışır. eğer onun aklına uyarsanız aç kalrsınız.
dışardan yemek konusunda titiz olması doğru ama açlıktan ölmektense bir şeyler yemelisin.
en iyisi tost yemek!!!!
3 günlük gezide günde 3 öğün tost yediğimizi bilirim!!! sen istersen ye der. ama yemeye kalktın mı da adeta seni iğrendirmeye çalışır, burnundan gelir.
istediğin kadar itiraz et, bir yerde annen ve yaşlı. mecbursun uymaya...
sen yat ben restorana ineyim derim.
ee kim kapıyı açacakmış? uyuyacakmış kendi.
e ben anahtarı alırım derim. kendini öyle kitli mi bırakacakmışım yani???
beni anlaması mümkün olmadı hiç. ona göre kendi yoruldu mu gün bitti en güzeli odamıza dönmek!!!
tv izleriz!!!
anne günün çoğunu odada tv izleyeceksek niye geldik buraya!!!
aman napalım diskoya gidecek halimiz yok ya!!!
e bı kadar erken olmasın bari!!
onun biraz daha oyalanmaya ikna etmek demek dediğinden 1 saat sonrası demek!! ona yetiyor.
hadi yeter nazlı odamıza dönelim!!!
bunu hiç saçma ya da garip bulmuyor gerçekten. ciddi ciddi sordum. hayır dedi gayet normalmiş.
herkes dışarda fink atacak biz odamızdayız!! keşke sabah da çıkmayaydık!!!
bende de ne akıl. uslanmıyorum.
evinde de aynısı olacak nasılsa ne diye gezelim dersin ki nazlı. boşuna yol çekmek bu o kadar.
kesinlikle birşeyler kaçırdım hissi ve ya pişmanlığı olmuyor annemde.
işte bir yere gittin mi gittim! o kadar. adı var.
ama konuşmaya gelince sadece bikaç saat gördüğü bir yeri yıllardır bilir hatta orada yaşarmış gibi anlatır ve
över.... hatta öyle ki insanlar orada evimiz olduğunu ya da iş icabı orada bir müddet yaşadığımızı zanneder.
oysa sadece birkaç saat şehri gördük, otel odasında da tv
izledik!!!!!
benim sıkılacağımı ne hasaba katıyor ne bişey. ne de buna benzer bir ifadesi oluyor. anneme saat 2 de 3 te odaya çekilmek dünyanın en normal şeyi.
annem erkenden horlaya horlaya uykuya dalmasına rağmen sıkıntıdan ve sinirden ben uyuyamam.
ha tabi çoğu zaman bu horul mışıl uyuma mevzuuna dalar. ben sabaha karşıyı zor ederim, annem tuvalete kalkarken bir an gözümü kapalı gördü mü tamam kararını verir. nazlı tüm gece mışıl mışıl uyudu işte o da çokk yorulmuş hatta kendinden de çok, ben apartman çocuğuyum!!
istediğin kadar sabaha karşı anca daldım de, inanmış gibi yapar yüzünde çirkin bir sırıtışla, yani yalan söylüyorsun ama ben iyi bir anne olduğum için seni hoş görüyorum sırıtışı.
iyi rol yapamadığı için hemen alaşılır aklından geçen.
ama ben seni gördüm uyuyordun!
sadece o dakikalar uyumuş dalmış olamam mı?
yine o yalancıyı yakalamış gibi gururlu ama yalancı kızına anlayışlı anne sırıtışıyla, haa olabilir tabi!! der.
odamıza çekilelim derken o kadar mutlu olur ki şaşarım. ne şehri yeteri kadar göremediği için hayıflanır, ne bişey kaçırdığı için, ne gezide sohbet falan edecek birileriyle tanışamadığı için...
normal bulur bunu, hayıflanmaz hatta mutlu olur.
kısa sürede de uyuyuverir.
bir keresinde böyle erkenden odamıza çekildik, ben sıkıldığımı söyledim ama annem umursamadı. uyanıp da bana kapı açamazmış, yaşlıymış o.
işine gelmedimi yaşlılığını öne sürer, acındırmak için.
ama ben gencim!! sıkılacağım anne.
tv izlersin.
kapıyı üstüne kitleyecek değilmişim ya. çıkmayı verirmişim sanki mecbur muymuşum!!!
ama acıkırız daha saat erken!
bisküvi var ya onu yeriz!!! azsa yoldan alalım!!!
sıkıntıdan uyuyamamak bir yana ağladığım bile oldu. ama bunun kapris olduğunu söyledi. benim gibi gezen arkadaşım mı varmış? şanslıymışım da değer bilmiyormuşum.
ya bari akşam yemeğinden sonra odaya kapanalım saat 3te 5te değil!! saat 5 de ohoooo çok geç bi zaman yani!!!
bazen tv'den bile şikayet eder, horultusunu çekmem yetmez gibi, rahatsız oluyormuş sesten ışık değişiminden yaa!!
kapat uyu artık nazlı!!! (saat 19.00)
anne saat daha 7!
yok canım.!! (baş ucundaki saate bakıyor) eee nolmuş? yorgunum uyu hadi!!
ben bu saatte uyuyamam ki.
istersen uyursun!!! hadi rahatsız ediyor. müzik dinle o zaman!!
o gün saat 15.00da odaya çekilmiştik çoktan, az bi bisküvi yedi, elini, yüzünü, ayağını yıkadı. uyudu kaldı.
ee sen de uyu!!! haliyle saat 19.00 ona gecenin bir körü gibi geliyor...
bazen insanların da merak edip sorduğu oluyor. ben mecburen kendimiz gezdik, annem yoruldu mola verdik diyorum. anneme hiç anormal gelmediği için valla odamıza çekilip uyuduk bir güzel!!!
şaşanlar da oluyor. bazıları da hani hafta içi aşırı çalışan hafta sonu çok uyumak isteyen kimseler vardır ya onlardan sanıyor.
ay hafta içi iş temposu korkunç tabi! ne iş yapıyordunuz?
annem; emekliyim ben.
hıı????
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder