5.01.2014

ben sevmem

Psikolojiyle ilgili bi kitap alıyorum alışverişte, iki kere üstüste ben sevmem diyor okumazmış. Aynı şeyi ila iki kere söylemesine tepkisizleşmek zorunda kaldım, hep kavga olmaz ki. Ama bunun farkında mı? Hayır anlamamışğm gibi daha da tekrarlıyor. Tamam sen okuma. Ben okuyacağım. Surat asıyor...
annemin beklentisi şu sanırım, ben sevmem deyince benim de vazgeçmem, sevmemeye başlamam falan. aynı şeyleri sevelim, aynı şeyleri sevmeyelim istiyor. bunu da böyle yapıyor işte.
zaten bir şeyi de seviyor mu ki.
televizyonda bir film bu tarzı sevmem, bu diziyi sevmem, bu adamı sevmem, bu kadını sevmem...

ben de sevmem cevabını bekliyor. ama her zaman öyle olmuyor tabi...gene de böyle bir beklenti bedava...
zaten sevdiklerini değil hep sevmediklerini, neffret ettiklerini söyler... sevdiklerine tepkisiz...

bazen bu zoraki diyalog fazla uzuyor. çocukken inatlaşılır ya ona dönüyor.
ben seviyorum dedikçe o sevmediğini söylüyor. hatta biraz da inadıma sevmiyormuş gibi bir tavırla söylüyor.


ben sevmem öyle kitap, okumam.
iyi ben okuyacağım.
.....

anneme göre ben bu konuda inadım.
e ben ona benim sevdiklerimi sevdirmeye çalışmıyorum ki, ama kendi hem bunu yapıyor, hem sevmediklerini sevmemi istemiyor, sevmememi sağlamaya çalışıyor.


bi pop rock şarkısına denk geldik, bir programamı konuk nedir, az dinleyeyim dedim kimmiş.

ayy offf çok sıkıcımış, böyle şarkıları sevmezmiş!!
çevireyim mi?
yok sen dinle!

öyle diyor ama ben senin burnundan getiririm diyor adeta içinden..
bu durumda ya  o sevmediklerini kötülemeye başlar, ya da bazen de senin sevip sevmediğini, izlemek isteyip istemediğini hiiiç umursamaz, konuştukça konuşur. bambaşka konulardan...
annecim şunu izliyorum desen, işte kötülemek için bir bahane daha çıkmıştır!!
mesela lost dizisini hiç sevmezdi, defalarca izlemek istediğimi söylesem de, bir müddet sonra unutur, hararetli bir konuşmaya  dalar giderdi....

kendinin umrunda değil ki.

bir defasında annecim en heyecanlı yeri yaa, dedim.

döndü baktı tv'ye, suratını buruşturup başladı bu defa diziyi kötülemeye....
çok saçmaymış da ne biçimmiş de..., ne olmuş ki şimdi yani?? anlamamış hiç. bu adam kimmiş, niye öyle yapmış ki?
baştan izlemiyor sonrada ben izlemeye devam etmek yerine anneme diziyi baştan anlatacağım!!!
ee nazlı ne olmuş da önemli yeri?
annecim hem izleyip, hem altyazı okuyup hem sana nasıl anlatayım, bi dakka.
amaan bir halta benzemez zaten...

annem sevmiyorsa en başta ben ama sonra dünya sevmeyecek!!!

kendi için önemli değil benim için de öyle olacak!!

ya kendi sevmediği şeyleri önemsemediği için ya benim zevklerime-tercihlerime önem vermediği için , bilerek bazen, bazen de hiç farkında olmadan sabote etmeye çalışır!

hele bir ara ben lost'u izlerken televizyonun tozunu almaya kalktıydı.

anne bilhassa mı yapıyorsun yaa?
hı?? neyi?
lost var ya.
ee?
e izliyorum.
ha sen bunu izliyor musun?

tabi kumandayı önceden ele geçirdiysen böyle bir sahne oluşabilir. yok o gün dalgınlığına geldi de kumandayı ellemediysen zor.

anne lost başlayacak açalım mı?
ne başlayacak.
lost.
o neydi?
yabanci dizi var ya.
hıı? (ilk defa duyuyor sanki.tabi her defasında beyninden siliyor ondan)
hangi kanal?

hangi kanaldı bende unuttum şu an ama neyse. ben kanalı söylüyorum, numarasını bilmiyor, onu da söylüyorum, açamıyor, başka yerlerde oyalanıyor.

anne başlamıştır açalım artık.
neyi? haa. kaçtı?
ver ben açayım.
ben açabilirim herhalde!!
ay bu altyazılıymış, amaaan altyazılı sevmezmiş!


__________________
sevmiyorsa işte sevdirmemeye, sabote etmeye çalışır. tabi söylesen inkar eder!
ben sana izleme mi dedim????


sevmediği renk, giysi modeli ve yiyecek konusu da benzer.

mesela annem neffret ediyor diye vitamin, protein ve mineral deposu bakla, mantar ve brüksel lahanasını yemiyoruz!!!










Hiç yorum yok:

Yorum Gönder